dugmereklam

Cilt Sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cilt Sorunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2011 Pazartesi

Gözaltı Morluklarında Bitkisel Çözümler,Cilt Lekelerine Bitkiler, Cilt Sorunları, Güzellik, göz altı morluğu, gözaltı halkaları, gözaltı koyuluğu, gözaltı şişliği.


Gözaltı morlukları ve koyu renk çemberlenmesi çok güzel bir yüzü çirkin gösterebilir. Gözaltı morlukları genellikle sağlıksızlığın bir işareti olarak düşünülür. Ailesel kalıtım başta olmak üzere oluşmaları için oek çok neden vardır.
Yaşın ilerlemesi gözaltı morlukları için ana faktördür. Yaşlandıkça deri kurur ve gözaltı morluk ve torbaları daha belirginleşir.
Stres bir diğer nedendir. Aşırı iş yükü, para sorunları ya da hayata dair pek çok durum stres artışına ve gözaltı lekelerine sebep olabilir.
Uykusuzluğun gözaltı sorunlarına başka bir nedendir. Yeteri kadar uyumayanların gözaltları koyulaşır ve torba oluşur.
Susuz kalmakta gözaltı morluklarına sebep verebilir. Ayrıca beslenmesinde eksiklikler olanlarda da bu problem görülmektedir.
Gözaltı morluk ve şişliğinden şikayetçi olanlar beslenmesine çok dikkat etmeli ve bol su içerek toksinlerin dışarı atılmasını sağlamalıdır. Beslenmede taze meyve ve sebzeler, tahıllar ve meyve sularına ağırlık verilmelidir. Kahvaltı atlanmamalı ve yeteri kadar uyumaya özen gösterilmelidir. Kafein, alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıkların gözaltı sorunlarında büyük önemi vardır. Bu tür şeylerin kullanımı kısıtlanmalıdır.
Gözaltı morluklarını önleyici ve giderici önlemler:
* İki günde bir birer dilim salatalık gözlere yerleştirerek 15-20 dakika bekletilmelidir.
* Badem yağı ve bal karıştırılarak yatmadan önce gözaltlarına sürülmeli ve gece kalmalı, sabah ılık su ile yıkanmalıdır. 2-3 hafta içinde sonuç alınmaya başlayacaktır.
* İşi bitmiş çay poşetleri soğuk halde günlük olarak gözlerede 10-15 dakika bekletilmelidir.
* Taze nane yaprakları iyice kıyılarak limon suyu eklenerek hamurumsu bir karışımelde edilir. Göz altlarına yayılarak 10-15 dakika bırakılmalı. Günlük olarak devam edilmelidir.
* Gülsuyu ile ıslatılmış pamuk toplarını gözde 5-6 dakika bekletilmelidir.
* Saf hinytağı ile masaj yapılabilmektedir.
* Çemen otu ya da unu kaymak ile karıştırılarak göz altlarına sürülür ve 10-15 dakika bekletilir.
* Eşit miktarlarda domates suyu, bal, limon suyu ve zerdeçal karıştırılarak yapılan sıvı gözlere sürülerek 15 dakika bekletilir. Soğuk su ile yıkandıktan sonra zeytinyağı ile dairesel hareketlerle masaj yapılır.
* Patates dilimleri ya da patates suyu ile ıslatılmış pamuklar gözde 15-20 dakika bekletilir.
* Göz altına sıvı K vitamini sürülür. Morlukları gidericidir.
* Gece yatmadan önce göz çevresine sıvı E vitamini ile masaj yapılır.
* Bir kumaş içine sarılan buz küpleri ile soğuk kompres yapılır. damarları açar ve dokuları beyazlatır.
* Zerdeçal ile ananas suyu ya da zerdeçal ile badem yağı karıştırılarak 2 saat bekletildikten sonra ılık suyla yıkanır.
* Göz kapaklarına sıcak su buharı uygulanır.
* Her sabah 1 servis kaşığı bal yenir.
* Yarım kilo havuç ve 50 gram kişniş karıştırılarak suyu çıkarılır ve 2 ay boyunca hergün içilir.
Göz altı sorunlarının oluşmaması için güneş gözlüğü kullanılmalı, dumandan, alerji yapan parfümler, polen vs. kaçınılmalı ve gözaltlarına düzenli olarak masaj yapılmalıdır.

1 Ekim 2011 Cumartesi

Gözaltı torbaları nasıl geçer,cilde evde peeling, Cilt Güzelliği


Güzelliğin ve yüz ifadesinin en önemli unsurlarından biri olan gözler, yaşın ilerlemesiyle birlikte deforme olabiliyor.
Göz kapaklarında düşme ve gözaltı torbaları en güzel gözlere bile gölge düşürüyor ama basit estetik müdahalelerle yıllara meydan okuyan canlı ve sağlıklı bakışlara sahip olabilirsiniz. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…
Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kışlaoğlu ”Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir. Tüm bunlar kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması kişinin görmesini de engelleyebilir” dedi.
Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?
”Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi girişimdir. Alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir” diyen Prof. Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı; ”Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemler de yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da her ikisi de aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1–1, 5 saat sürer”
Operasyon Sonrası İz Kalıyor mu?
Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir. Ameliyat sonrası ödem oluşumunu önlemek için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilir, doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. Dört gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.
Yeni Göz Kapağı Şeklini Ne Kadar Korur?
Genellikle bu operasyonlar iyi sonuç verir ve revizyon (yeniden cerrahi girişim) nadiren gerekli görülür. Göz kapaklarının yeni şekli, yerçekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.

30 Eylül 2011 Cuma

egzama tedavi yöntemleri,egzama bitkisel tedavisi

Mayasıl derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır. Tıp dilinde erythema pernio denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. Nedeni ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden maddeler de olabilir.
Bazı kimselerde ise hastalık ırsîdir. XVI. yüzyıl Osmanlı tıp eserlerinin çoğunda geçen “giciyik” ; uyuz hastalığı ve kaşıntı anlamına gelmekte olup uyuzdan farklı kaşıntı olarak ele alınmıştır. Sulu uyuz olarak adlandırılan egzama, mantar, uyuz ve bitlenmeyle birlikte olabileceği gibi günümüzde ruhsal nedenlerin

belirtilerini ortaya çıkaracağı ve buna bağlı olarak gergin kişilerde kaşıntı duygusunun daha yoğun hissedileceği öne sürülmüştür
XV. yüzyılda Geredeli İshak b. Murad, “Edviye-i Müfrede” adlı eserde giciyiğin (kaşıntı) kan nedeniyle olabileceğini ifade ederken XIV. yüzyılın ikinci yarısı ile XV. yüzyılın başlarında yaşamış ünlü Türk hekimlerinden Hekim Hacı Paşa adıyla da bilinen Celaleddin Hızır b. Hoca Ali’nin koruyucu hekimlik konusunda yazdığı “Müntehab al-Şifa” adlı eserinde ise sulu uyuz olarak adlandırılan egzamanın kan, ya da safranın bozulmasından, tuzlu balgam , ya da sevdadan olabileceği belirtilmektedir Şerafeddin Mağmumî ise 1910’da yazdığı “Kamus-i Tıbbî” adlı eserde egzamanın kaşıntı ile başladığı, romatizmal hastalıklarda, kadınlarda menopoz döneminde ve ergenlik çağlarında sık görüldüğü, etkili bir ilacının olmadığını ifade etmiştir . Türk tıp tarihi boyunca egzama hastalığının tedavisinde, tek bir yönteme bağlı kalınmayıp çeşitli tedavi yöntemleri kullanılmıştır. Türkler akupunkturun farklı bir uygulaması olan moksayı (dağlama) egzama tedavisinde kullanmıştır Moksada akupunktur iğneleri yerine, belirli noktalara yanıcı toz bir madde konulup yakılarak hastalık tedavi edilir. XIII. yüzyıl başlarında Anadolu Selçukluları döneminde içinde egzamanın da bulunduğu birçok cilt hastalığının tedavisi için kaplıcalar yaptırılmış, yine geçmişten günümüze kadar hastalığın tedavisi için ziyaret yerlerine seccade, ibrik,
tespih gibi adaklar bırakılmıştır . XV. yüzyılda Geredeli İshak b. Murad ,“Edviye-i Müfrede” adlı eserde egzamanın tedavisinin kan aldırma olduğunu söylemiştir. Ayrıca aynı kitap içerisinde tedavi için bitkisel reçetelere de yer vermiştir Egzama hastalığının tedavisinde kullanılan bu yöntemlerinin bazıları bugün de Anadolu’da hâlen kullanılmaktadır.

Topuk Çatlaklarında Doğal Yöntemler


Çatlak topuklar ayak bakımı eksikliği değildir. Nem eksikliği ve aşırı hırpalanmaya işaret eder. Çatlaklar genellikle üst deride görülse de bazen derinleşebilir ve acılı hale gelebilir. Ayak tabanına yapılan aşırı baskı da çatlakların nedeni olabilir. Çinko ve omega-3 eksikliği üzerinde de durulur.
Topuk çatlakları kuru ciltlilerde, ayağa aşırı baskı yapanlarda, sürekli ayakta duranlarda, fazla kilolularda, sürekli açık ayakkabı giyenlerde, ortopedik bozukluğu olanlarda, sedef, egzama, guatr, şeker hastalarında, ayakları sürekli su içinde kalanlarda, yaşlılarda, hijyenik koşullara riayet etmeyenlerde, beslenme eksikliği olanlarda daha fazla görülür.sifaliotlar.org
Çatlaklar vücudun pek çok bölgesinde görülebilmesine rağmen vğcudun en sık kullanılan kısımları yani ayaklarda daha fazla görülür. Çatlaklar bakım ve dikkatle kolaylıkla önlenebilir. Topuk çatlakları derin olmadığı takdirde zararsızdır ve ağrı vermezler. Ancak şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlıklarda, bağışıklık eksikliğinde geciken tedavi nedeni ile kalıcı olabilir ve derin yaralara dönüşebilir.
Topukların çatlamasını önlemek için ayaklarınızı temiz tutun. Düzenli egzersiz yapın. Nemlendirici kullanın. Çıplak ayakla yürümekten kaçının. Ayaklarınızı su içinde uzun süre tutmayın. Ayaklarınıza kese yapın.
Topuk çatlaklarından kurtulmak için bitkisel yöntemler:
sifaliotlar.org
* Herhangi bir bitkisel yağı kalınca bir tabaka halinde ayağa sürülür ve kalın bir çift çorap giyilerek tüm gece bekletilir. Bir hafta kadar devam ettirilmelidir.
* Olgun bir muz püre haline getirilerek topuklara yayılır. 10 dakika bekletildikten sonra temizlenir ve durulanır.
* Limon suyunu topuklara bolca sürerek bekletin. Yarım saat sonra yumuşak bir fırça ya da lif ile ölü deriyi kaldırın. sifaliotlar.org
* Gece yatmadan önce ayakları 15 dakika ılık-sabunlu suda bekletin. Bir tatlı kaşığı vazelin ve 1 limonun suyu karıştırılarak topukları ovun. 15 dakika sonra durulayarak kurulayın. sifaliotlar.org
* Gliserin ve gülsuyu karışımı ile topukları düzenli olarak ovun.
* Parafini eritin ve hardal yağı ile karıştırın. Topuklara uygulayarak çorap giyin. Sabah durulayın. 10-15 gün devam edin.
* 7-8 çileği ezin, birer tatlı kaşığı zeytin ve badem yağı ve 2 yemek kaşığı deniz tuzu ile karıştırın. Ayakları ovalayın. 10-15 dakika bekletip ılık-soğuk suyla durulayın. Aynı karışımı ceviz ya da bademle yapabilirsiniz. sifaliotlar.org
* Bebek pudrası, margarin ve sodayı karıştırarak kalın bir macun yapın. Çorap giyerek gece ayaklarınızda bekletin. 10 gün kadar devam edin.
* Topukları şekerle ovalayın. Yıkayıp hafifçe kuruladıktan sonra okaliptüs yağı ile ovun ve çorap giyin. 2-3 saat sonra durulayın. 1 hafta devam edin.